Analizler

Youthall Sessiz İstifa Araştırması Sonuçlandı

Kariyer platformu Youthall, insan kaynağı ekibi ile sessiz istifa kavramını ve gelen tepkileri araştırdı.

Ünlü ekonomist Mark Boldger tarafından Eylül 2009’da ortaya atılan ve bir sosyal medya gönderisi aracılığı ile yeniden popülerlik kazanan “sessiz istifa” kavramı, Türkiye’de de tartışma konusu haline geldi.

Büyük istifa kavramının ardından görünürlük kazanan sessiz istifa kavramı özellikle LinkedIn’de sıklıkla karşımıza çıkıyor. Kavram; gerçek bir istifa sayılmıyor, “yapılması gerekenler dışında hiçbir şey yapmamak, özel hayatı korumak ve daha az sorumluluk almak” gibi kalıplar ile ifade ediliyor ve “sessiz bir vazgeçiş süreci” olarak tanımlanıyor.

Öğrencilerin ve yeni mezunların yoğunlaştığı, staj ve iş arayanların çoğunlukta olduğu kariyer platformu Youthall, insan kaynağı ekibi ile sessiz istifa kavramını ve gelen tepkileri araştırdı.

Sessiz İstifa Araştırması

Youthall’ın yürüttüğü online araştırmaya 1002 kişi katılım gösterdi. Araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de gençlerin %24’ü sessiz istifa sürecinde olup %46,7’si ise bu kavrama yatkınlığını dile getiriyor. Araştırma; şirketlerin iş ve yönetim süreçlerinde rehber almaları gereken yanıtları içeriyor.

İş hayatının gündemine oturan ve popüler olduğu andan itibaren bir kesimin desteğini arkasına alırken diğer kesimden sert bir tepki gören ve “quiet quitting” olarak da bilinen sessiz istifa araştırmasına, 18 ile 50 yaş aralığından toplam 1002 kişi katıldı. Araştırmaya katılım gösterenlerin %57,3’ü kadın, %41,6’sı erkek olmak üzere soruları yanıtlayanların %74,3’ü aktif bir iş hayatına sahipken %25,7’si ise şu anda çalışmadığını belirtti.

İlgili kavram nezdinde; iş ve özel yaşam dengesi, iş yerlerine duyulan aidiyet ve iş tanımları ile görev ve sorumlulukların netliği gibi konu başlıkları ele alındı. Araştırmada bu kavrama yönelik eğilimler, kavramın ortaya çıkış nedenleri ve bu süreçten vazgeçiş kriterleri belirlendi.

Kendini İş Yerine Ait Hissedenlerin Oranı Yalnızca %18,5

Araştırmaya katılım gösterenlerin arasında %58,1’lik bir kesim iş ve özel yaşam dengesini kurduğunu belirtirken dengeyi kurabildiğini belirtenlerin oranı %41,9 oldu.

Araştırmada yer alan “Hayatınızın ne kadarı özel yaşam odaklı?” sorusuna gelen yanıtlar, iş dışında özel yaşama ayrılan vaktin ne kadar olduğunu ortaya koydu. Bu soru kapsamında, “Hayatımın %30’undan azı özel yaşam odaklı.” cevabı verenlerin oranı %41,1 iken hayatının %30 ile %50 arasını özel yaşama ayırdığını belirtenlerin yüzdesi 36,4 oldu. Aynı soruya %50 ile %70 arasında özel yaşama vakit ayırabildiğini belirtenlerin oranı ise yalnızca %17,3 oldu.

Diğer yandan sessiz istifa araştırmasında, çalışanların çalıştıkları iş yerine olan aidiyetleri de sorgulandı. Araştırma kapsamında dönemsel olarak aidiyet hissiyatının değiştiğini belirten çalışanların oranı %48 iken iş yerlerine kendilerini ait hissetmeyenlerin yüzdesi ise 33,5 oldu. Kendini iş yerine ait hissettiğini söyleyenler ise %18,5 ile azınlıkta kaldı.

Araştırmaya katılım sağlayan gençlerin %64,4’ü iş tanımları, görevleri ve sorumluluklarını net bulmazken görev tanımının net olduğunu dile getiren kısım %35,6 oldu.

Katılımcıların %24’ü “Sessiz İstifa” Sürecinde

Araştırma kapsamında gençlerin %24’ü sessiz istifa sürecinde olduğunu, %46,6’sı bu sürece yatkın olduğunu belirtti. Youthall’ın düzenlediği araştırma, global çapta gündemde olan bu sürecin etkilerinin Türkiye’de de yaygın bir biçimde görüldüğünü ortaya koydu. Katılımcıların yalnızca %15’i bu süreçte yer almadığını belirtirken ilgili kavramın ne olduğunu bilmeyenlerin oranı ise %14,4 oldu.

Araştırma kapsamında şu anda bu süreçte olduğunu belirtenlerin, bu sürece yatkın olanların ve yatkın olmayanların yorumları ayrı ayrı analiz edildi.

Sessiz istifa yaklaşımına yatkın olmadığını belirten %31,3’lük kesim çalıştıkları şirketin kendi kariyerlerine fayda sağlamayacağını hissettikleri noktada bu sürece girebileceğini belirtti. Kariyer yollarının kapalı olmasının yanı sıra bu oranı %24,7 ile iş ve özel yaşam dengesizliği, %18,7 ile iş tanımı, görev ve sorumlulukların belirsiz olması ve %18,7 ile düşük maaş takip etti.

Düşük Maaş Sessiz İstifanın İlk Nedeni

Youthall tarafından yürütülen araştırmada bu süreçte olduğunu belirten gençler, kendilerini bu duruma iten sebebin öncelikli olarak “düşük maaş” olduğunu belirtiyor. %35 ile birinci etken olan düşük maaş yanıtını %21,7 ile iş ve özel yaşam dengesizliği, %15 ile iş tanımının, görevlerin ve sorumluluklarının belirsiz olması, %14,2 kariyer yollarının kapalı olması ve son olarak %7,9 ile uzun mesai saatleri takip etti.

Sessiz vazgeçiş sürecinde olduğunu belirten %24’lük kitle, hangi şartlar değişirse bu süreçten çıkabileceklerini de aktardılar. Buna göre %35,8 “yan haklar ile maaş ödemelerinin düzenlenmesi”, %32,9 ile “iş-özel hayat dengesine olumlu katkı sağlayacak düzenlemelerin gerçekleştirilmesi”, %14,6 ile “kendi çalışma modelini oluşturma fırsatı”, ve aynı oranda katılımcı ile “motivasyon düşüklüğünün işveren tarafından fark edilmesi” cevapları alındı.

Z Kuşağının %64,2’si Sessiz İstifa Sürecinde

45,2’lik bir yüzdelik oran ile araştırmaya en yüksek katılımı gösteren 18-24 yaş aralığındaki gençlerin verdiği cevaplar doğrultusunda bu kesimin %13,2’si sessiz vazgeçiş sürecinde olduğunu, %50,9’u ise bu sürece yatkın olduğunu belirtti. Araştırmanın sonucundan da anlayacağımıza göre Z kuşağının bir temsilini tasvir eden bu katılımcıların arasında “sessiz istifa” kavramı oldukça gündemde.

Genel olarak katılımcıların bu sürece sürüklenmesinin ilk nedeni düşük maaş olurken 18-24 yaş grubu ilk sırayı “iş ve özel yaşam dengesizliği”ne ayırdı.

Araştırmanın da ortaya koyduğu gibi özgürlüğüne ve bireysel alanına düşkün, ne istediğini net bir şekilde bilen Z kuşağı; kendi iş tanımları dışında verilen ekstra görevlerin kendi sorumluluklarında olmadığını belirterek, mesai saatlerinin dışına çıkmayarak ve bu süreçte olduklarını işverenlere ve yöneticilere net bir şekilde belirterek bu araştırmada ön plana çıktı.

Kadınlar Sessiz İstifaya Erkeklerden Daha Yatkın

Ankete katılım gösteren kadın çalışanların %68,6’sı bu süreçte olduğunu ve bu sürece yakın olduğunu belirtti. Patriyarkal toplumun kadınlar üzerindeki görünür-görünmez baskısını ve yıkıcı etkilerini hesaba kattığımızda kadınların bu sürece erkeklerden daha yatkın olmasının ana nedeni %33,9’luk bir oran ile “iş ve özel yaşam dengesizliği” oldu.

Erkek katılımcıların %58,7’si bu süreçte olduğunu ve bu sürece yakın olduğunu belirtirken kadınların aksine kendilerini bu sürece iten ana nedenin %21,2’lik bir oran ile “düşük maaş olması” dikkat çekti.

Youthall CEO’su Emre Aykan Ne Diyor?

İş dünyasındaki yeni akımların öncüsünün Z jenerasyonu olduğunu belirten Emre Aykan, “Youthall olarak çalışma hayatının nabzını tutan, eğilimleri ortaya koyan araştırmalarımızın gençlerin sesi olmasını ve işveren markalara yol göstermesini amaçlıyoruz.” diyen Youthall CEO’su Emre Aykan araştırma sonuçlarını şu şekilde değerlendirdi: “Özellikle pandemi sonrası iş dünyasında yükselen yeni akımların öncüleri olan Z jenerasyonu, bu akımda da başı çekiyor. Buna hayatlarında yolunda gitmeyen konulara önceki jenerasyonlara göre tahammüllerinin daha düşük olmasını neden gösterebiliriz fakat çözüm yollarının da onlarla oluşturabileceğini düşünüyorum.” sözlerine yer verdi.

Etiketler
Kapalı